archive-tr.com » TR » S » SAGLIKVEYASAMDERGISI.COM.TR

Total: 1105

Choose link from "Titles, links and description words view":

Or switch to "Titles and links view".
  • Kültür – Sanat | Sağlık ve Yaşam - Part 14
    Kadın Sağlığı Kanser Kendinizi Test Edin Kültür Sanat Psikoloji ve Ruh Röportajlar Sağlık Yaşam Tv Sağlıklı Beslenme ve Diyet Sosyal Sorumluluklar Yaşam Yazarları Anasayfa Kültür Sanat sayfa 14 Kültür Sanat Her İki Anneden Biri Bu Kabusu Yaşıyor 17 Ekim 2012 Kendinizi Test Edin Kültür Sanat Çocuklarda iştahsızlık her 2 anneden birinin yakındığı önemli sorunlardan biri Genellikle 8 9 aydan okul çağına kadar süren bu problemi ise ancak çocuğunuza doğru yaklaşımda

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/category/kultur-sanat/page/14 (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Zamanla Savaşmayın Anı Yaşayın | Sağlık ve Yaşam
    izleri devam ederken yeni hedefler istekler ve planlar yapılır Geçmişe takılıp kalmak ise gelecek üzerinde büyük rol oynar Yeni yıl ile beraber geçmiş takıntısından kurtulup geleceğe odaklanmak gerekir Kendinizi sürekli geçmişten dolayı önlem alır halde buluyor kendiniz dışında etrafınızdakilerin de sizin istediğiniz şekilde önlem almasını bekliyor ve almadıklarında tahammül edemiyorsanız gelecek kaygısı duyuyor olabilirsiniz Bedensel olarak da nefes alamama kalp çarpıntısı ve bayılma hissi gibi durumlar yaşayan kişiler risk altında olabilir Anı yaşamak için uzun vadeli planlar yapmayın Geçmişin izleri deneyimler travmalar yaşanılan her şey bugünkü bizi biz yapan şeylerdir Gelecek kaygısı herkeste farklı miktarlarda vardır Önemli olan geçmişte yaşanılanlardan öğrenmek değiştirmek dönüştürmek stratejiler belirlemektir Bunu iyi yapabilen kişiler gelecek için çok daha az kaygılanacaklardır Yaşadığımız ana konsantre olabilmek geçmişle gelecek arasında sağlıklı bir köprü kurabilmekle mümkündür Kendinize dün neredeydim yarın istediğim yerde olabilmek için bugün nerede olmalıyım gibi sorular sorun Hayatta sürekli beklenmedik şeyler olabilir Bu nedenle kafamızdaki gelecek senaryolarından tahminlerinden uzun vadeli planlardan kurtularak hayatın gerektiği şekilde anı yaşamak gerekir Anı yaşayanların daha az kaygılı hatta gamsız görünür Anı yaşayan kişiler yaşadıkları andan keyif aldıkları için akıllarındaki negatif olasılıklar daha azdır ve daha mutlu olurlar Tahminlere ve planlara göre hareket edenler ya olursa kaygılarıyla yaşarken anı yaşayanlar Haydi

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/zamanla-savasmayin-ani-yasayin.html (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Takıntılar Hastalık Habercisi mi? | Sağlık ve Yaşam
    dini takıntılar düzen ve simetri takıntıları hastalık takıntıları ile diğer takıntılar herşeyi bilmek ve hatırlamak isteme vs oluşturmaktadır Tiksindirici Takıntılara Teslim Olmayın Takıntının her türlüsü kişiyi oldukça rahatsız etmesine rağmen özellikle takıntı alanı cinsellik zarar verme ve dini konularla ilgiliyse kişi bu sıkıntıyı daha fazla yaşamaktadır Çünkü temizlik takıntısı olan bir insan kendini en fazla fazla titiz olarak değerlendirirken saldırganlık cinsel ya da dini takıntıları olan insanlar kendilerini oldukça olumsuz değerlendirebilmektedirler Bu kişiler içten içe sapık olduğunu bastırılmış aşırı cinsel dürtüleri olduğunu Allah ve din ile ilgili şüpheleri olan günahkar bir insan olduklarını ya da sevdiklerine zarar verme potansiyeli olan tehlikeli insanlar olduklarını düşünerek kendilerinden ve diğer insanlardan utanırlar Utanma duygusu bu sıkıntılarını kimseyle paylaşamamaya dolayısıyla yardım aramamaya sevk ederek uzun vadede sıkıntılarını artıran bir duruma girmelerine sebep olur Kişiliğinize ve Hedeflerinize Uygun Olmayan Takıntılı Düşünceler Kaygıya Yol A ç ar Toplumumuzda maalesef elinde olmadan gelen bu tarz düşünce görüntü ya da dürtü sebebiyle bunu kimseye açamayan açmaktan utanan ve dolayısıyla obsesyon girdabından çıkamayan çok sayıda tanısı konmamış Obsesif Kompulsif Bozukluğu hastası bulunmaktadır Oysaki bir kişinin aklına sürekli olarak gelen ve kişiyi rahatsız edip çeşitli önlemler almasına sebep olan elim temiz değil düşüncesiyle konuştuğu kişinin çıplak olduğu görüntüsü klinik anlamda bakıldığında farksızdır Her ikisi de Obsesif Kompulsif Bozukluğunun birer belirtisi olabilir Yani tüm bunlar Obsesif Kompulsif Bozukluğun farklı görünümlerinden başka bir şey olmayabilir Unutulmamalıdır ki takıntılar kişiliğinize ahlaki değerlerinize ideallerinize ve hedeflerinize uygun olmayan içerikte fikirler barındırma eğilimindedir Bu nedenle kişinin elinde olmadan gelen ve kişiyi oldukça rahatsız edip kaygısını artıran bu takıntılar aklına gelmesin diye çeşitli önlemler alan ya da tekrarlayıcı davranışlarda bulunan kişiler aklına gelen o düşüncelerin türü ne olursa olsun psikiyatrik anlamda değerlendirilmek için yardım arayışında bulunması önemlidir Düşünceleriniz Takıntılı mı Düşüncelerinizin Obsesif Kompulsif Bozukluğundaki takıntılar olup olmadığını anlayabilmek için psikolojik değerlendirmeden geçmeniz önemlidir Ancak genel olarak

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/takintilar-hastalik-habercisi-mi.html (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Yeni Yılda Kaygılarınızı Geride Bırakın… | Sağlık ve Yaşam
    etmeme ve kişinin gösterdiği efora karşı beklediği verimi alamayışı sonrasında ortaya çıkan tükenmişlik hissi halsizlik yorgunluk motivasyon kaybı isteksizlik çaresizlik duygusu tahammülsüzlük sinirlilik uyku ve iştah bozukluğu vücut ağrıları gibi belirtilerinde oluşmasına neden olur Kişide tükenmişlik hissi yaratan bu durum iş yaşamı ve kendi ruh sağlığı kadar sosyal yaşam ve aile hayatı üzerine de olumsuz etki yaratıyor İş hayatında aşırı rekabetçi ortamın kişilerin paylaşımlarının ve birbirlerine olan güvenlerinin az olması adaletsizliğin var olduğu düşüncesi bu sağlık sorununa ortam hazırlar Kişi yoğun motivasyon ve enerjiyle başladığı bir işte emeğinin karşılığını alamadığını düşündüğünde tükenme hissi kendini göstermeye başlar Kişinin daha çok enerji harcayarak çok büyük değişimler sağlayacağını düşünmesi üzerindeki baskıyı artırır Bireylerin özel yaşamında ve sosyal hayatında kendilerini rahatlatacak sosyal aktivite ve etkinliklere yer vermemesi enerjilerinin hızla düşmesine neden olur Mükemmel olmaya çalışmayın Tükenmişlik sendromunda kişisel özellikler bu sağlık sorunun gelişmesi ve ilerlemesinde belirleyici olur Mükemmeliyetçi kişilik yapısı tükenmişlik sendromunda önemli bir risk faktörü olmasıyla dikkat çekmektedir Her şeye yetişmeye çalışmak işleri mükemmel yapmaya çalışmak zamanla yarışmak beklentileri yüksek tutmak sarf edilen enerjinin beklentilerini karşılayamayacağını düşünmek hayır diyemediğinden gerek işte gerekse özel yaşamında birçok yükü üstlenmek de tükenme hissinin baskın çıkmasında büyük pay sahibidir Bu kişilerde mükemmeliyetçiliğin yanı sıra aşırı özveri gösterme idealistlik ve yaşadığı zorlukları derinleşmeden çözme becerisinin yetersizliği gibi durumlar da sıklıkla gözlenir Büyük hedefler yerine kararlı ama doğru hedefler belirleyin Mükemmeliyetçi yapı kişinin kendini telkinle ve dikkatini başka yönlere dağıtarak büyük ölçüde kontrol edebileceği bir kişilik yapısıdır Kişinin bazen her şeye yetemeyeceğini her zaman her şeyin yolunda gidemeyebileceğini bilmesi tükenmişlik duygu durumunu hayatından uzak tutabilmesi açısından büyük fayda sağlayacaktır Kişilerin yüksek ve ulaşılması güç hedefler yerine daha ulaşılabilir hedefler koymaları Tükenmişlik Sendromu nu önleme konusunda önemli bir adımdır Kişinin yaşadığı sorunda kendi payını değerlendirirken objektif olması yaşadığı tükenmişlik sürecini aşmasına yardımcı olur Kişinin kendi durumunun farkına varıp kendine daha

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/yeni-yilda-kaygilarinizi-geride-birakin.html (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Sosyal Fobi mi Çekingenlik mi? | Sağlık ve Yaşam
    değildir Örneğin sözlüye hiç çalışmamış bir öğrencinin sınıfta adının çağrılmasından korkması gibi Sosyal fobisi olanlar henüz gerçekleşmemiş olaylar nedeniyle günlerce hatta haftalarca korku çeker Sosyal Fobinin Belirtileri Nelerdir Sosyal fobikler kaygı durumlarında Terleme Sıcak Soğuk basmaları Yüz kızarması Titreme kas gerginliği Boğaz ve ağızda kuruma Mide ağrısı ve bulantı Baş ağrısı gibi semptomların bir yada birkaçı aynı anda yaşayabilirler Sosyal fobikler hangi ortamlardan kaçınır Toplum içinde telefonla görüşme Küçük bir grup etkinliğinde yer alma Toplum içinde yemek yeme Toplum içinde bir şeyler içme Dinleyiciler önünde konuşma rol yapma Partiye eğlenceye gitme Başkaları tarafından izlenirken çalışma Başkaları tarafından izlenirken yazma Yabancılarla karşılaşma Genel tuvaletleri kullanma Birilerinin oturduğu odaya girme İlgi odağı olma Bir toplantıda hazırlıksız konuşma yapma Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma Alınan bir malı parasını geri almak üzere iade etme Sosyal fobi kişinin okul yaşantısını etkiler mi Sosyal fobi çoğunlukla ergenlikte 10 12 yaş civarında başlar Sosyal fobi hastalığı olanlarının yüzde 40 ında okul fobisi de görülmektedir Sosyal fobi yaşayan ergen yaşadığı yüksek kaygı ve stresten dolayı aile ve öğretmenlerinin kendisinden beklenti ve becerilerini yeterince yerine getirememektedir Bu durum ergenin sosyal ve okul başarısını olumsuz yönde etkilemektedir Evde kaldıklarında ev ödevlerini yaptıkları ancak okula gittiklerinde yapmadıkları görülür Sosyal fobiyle baş etmede aileye düşenler Sosyal fobinin görülmesinde genetik faktörlerin yanı sıra aileden kaynaklanan nedenlerde bulunmaktadır Bu konuda ebeveynlere büyük iş düşmektedir Aşırı koruma sosyal kaygı ile ilişkilidir Çocuk sosyal becerilerini geliştiremeyebilir çünkü kendi girişimi engellenmiştir ya da sosyal deneyimlerden izole edilmiştir Ebeveynler çocuğun özerk davranışına aşırı koruyucu ya da reddedici olarak tepkide bulunduklarında çocuk özerkliğini utangaçlıkla ya da kaygıyla ilişkilendirmeyi öğrenir Anne babanın çok fazla mükemmeliyetçi olması çocuklarının davranışlarını kabul etmemesi sürekli yadırgaması bekleneni tam olarak yapamayacağı düşüncesi ile sürekli ona müdahale etmesi çocukta güvensizliği tetiklemektedir Anne ve babanın aşırı

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/sosyal-fobi-mi-cekingenlik-mi.html (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Duygusallığınıza Sınır Koyun ! | Sağlık ve Yaşam
    bizi öfkelendirdiğinden bazı insanlardan uzak dururuz Bu seçimler duygusal seçimlerdir Duyguların yokluğu robot gibi olmayı getirse de duyguların yönetiminde olmak da neden sonuç ilişkisinden kopmak ya da kar zarar dengesini koruyamamak anlamına gelir Örneğin duygusal bir kişi yakını üzülecek diye üzülüp sırf onu üzmemek adına o yakının görevlerini üstlenebilir Yeni girdiği bir ortamda kendisine gösterilen ilgiden yoğun sevinç duyan bir kişi o ortamdaki kişilere hemen yakınlık hissedip sırlarını paylaşırsa daha sonra başına bu yüzden bir sorun gelirse pişmanlık duygusunu ve kendisine öfkeyi de bir o kadar yoğun yaşayacaktır Duyguların sesini dinlemek her zaman doğru mudur Duygularının sesini yerinde ve zamanında dinleyen bir kişi için hayat olumlu etkilenir Kişilik yapılanması olarak histriyonik borderline ve bağımlı kişiler duygularını daha yoğun yaşarlar ve hayatlarını baskın olarak duygularıyla yönlendirir Eğer ki kişinin hayatını duygular yönetmiyorsa yerinde ve zamanında duygularına kulak verebilen kişi için hayat olumlu etkilenir Zira hep mantık ve kar zarar hesabıyla yaşamak insansı özelliklerden uzaklaşmaktır Duyguları yok saymak hayatın tadını alamamak ve günleri doldurmak için yaşamak gibidir Öte yandan kişinin hayatı duygularla yönetiliyorsa öfkesi hâkim olduğunda başını belaya sokabilir ya da başkalarını kırabilir sevinci hâkim olduğunda sonradan kendisine zarar verebilecek kararların peşinden gidebilir hüznü hâkim olduğunda hayattan kopacak kadar üzüntü yaşayabilir olumlu olan şeyleri göremeyebilir Böyle durumlarda alıngan olabilirler Yanlış seçimler yapabilirler Başkalarına karşı kırıcı olabilir Duygusal kişiler çabuk etkileniyor Duygusal kişiler sabırsız olabilir Bu kişiler duygusallıklarını bazı durumlarda alkol ve maddeye yönelerek doldurmaya çalışabilir Duygusal kişilerde çocuksu özellikler belirgindir İstedikleri yapılmayınca hırçınlaşabilir Alkol ve maddeye yönelerek duygularını doldurmaya çalışabilir Duygusal kişiler ayrıca yakın ilişkide oldukları kişilerin duygularından da kolayca etkilenir Arkadaşını öfkeli görünce öfkelenebilir örneğin Oysa bazen ikili ilişkilerde bir tarafın dengeleyici olması ve duyguları soğurması gerekir Ayrıca bu kişilerin yakınındaki kişiler de çoklukla onların duygu seline kapılıp gidebilir Duygusallıkta sınır ne olmalı Kendini duygusal gören ya da başkaları tarafından duygusal

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/duygusalliginiza-sinir-koyun.html (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Boşanmak Normalleşti … | Sağlık ve Yaşam
    olsa yaşamın bir noktasında durmak düşünmek ve farklı yolda ilerlemek istediğinin farkına varmak artık çok da az rastlanır bir durum değil Duygusal boşanma daha önce yaşanıyor Bunlarla birlikte önceki yıllara göre çalışma koşullarının giderek daha ağırlaşmasının ve bağlantılı olarak kişilerin günlük yorgunluk ve stres düzeylerinde bir yükselmenin olmasının boşanma üzerindeki etkisinin de oldukça büyük olduğu söylenebilir Artık ne yazık ki eşler ne çocuklarına ne de eşlerine kaliteli zaman ayırabilmekte ve artan stres düzeyi ile birlikte hayatın ve ilişkinin sorumluluklarına zorluklarına karşı toleransları giderek düşmekte Öyle ki hali hazırda devam eden birçok evlilikte aslında cinselliğin ortadan kalktığını çocuklar için ya da ailesel normlar sebebiyle mutsuz ama sorun olmayan idare edilen ilişkilerin olduğunu ve ne yazık ki çok daha öncelerden duygusal boşanma nın gerçekleştiğini söylemek mümkün Kadın cesurlaştı Boşanmaya dair bir diğer önemli sebep ise elbette ki kadınların yıllar içerisinde eğitim seviyelerinin artması ve bununla bağlantılı olarak kendi ayakları üzerinde daha fazla durabilen ve en önemlisi yeni normlara sahip olan ilişkiden beklentilerini daha fazla sorgulayan ve ortaya koyabilen bireyler haline gelmeleridir Özellikle 30 yaş altındaki kadınlarda boşanma oranın daha yüksek olduğunu yeni bir hayat kurma ve kendi yolarlına devam etme konusunda daha cesur olduklarını söylemek mümkün Boşanma talebinin erkekler kadar kadınlar tarafından da sıklıkla ortaya konması bu durumu destekler niteliktedir Genel olarak boşanma ile ilgili diğer risk faktörlerine baktığımızda yukarıda sayılanlara ek olarak evlilikle ilgili gerçekdışı beklentilere sahip olmak evliliğe hazır olmamak istismar ve şiddet gibi faktörleri saymak mümkün Son yıllarda yapılan birçok çalışma sosyal ve psikolojik faktörlerin yanı sıra genetik bir yatkınlığa da işaret etmekte tek yumurta ikizleri ya da genetik havuzlarını paylaşan kardeşlerin diğer bireylere oranla boşanma anlamında birbirlerine çok daha yüksek oranda benzerlik gösterdiği yönündedir Erken yaşta evlilik ve boşanmış bir anne babanın çocuğu olmak da kişiyi boşanmaya yatkın kılan risk faktörleri olarak bulunmaktadır Boşanmaya nasıl karar veriyoruz Bir birlikteliğin boşanma ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağını açıklayan en önemli faktörlerden biri bağlılık olarak ortaya çıkmaktadır Burada bağlılık ile kastedilen uzun vadede karşılaşılan problemler ve zorluklarla yenilmemek ve ne kadar zor olursa olsun evliliğin devamı için bir isteği sürdürebilmektir Bağlılık ileride de o kişinin eşi olmayı arzu etmek biz olma hissini sürdürmek istemek ve bir çift olarak sahip olunan kimlikten memnun olmak anlamına gelir Bağlılık ne kadar fazla olursa kişi kendini o oranda güvende hissedecektir ve ilişkinin devamı için daha fazla verici olmaya gönüllü olabilecektir Bir evliliği sonlandırma önündeki engeller sayılabilecek finansal zorluklar ya da çocukların varlığı ancak bir süre söz konusu evliliğin sürmesine yardımcı olur Uzun vadede bağlılık yoksa o evliliklerin de devamı olmayacaktır Örneğin birçok evliliğin eşler arasında çatışma olmadığı halde bittiği araştırmalar tarafından sıklıkla ortaya konmaktadır Fakat çatışma yaşamayan evliliklerinde mutlu olmayan ancak yine de birbirlerine bağlılığı bulunan kişilerin birlikte kalma olasılıklarının ve gidişatı iyileştirmeye çabalama durumlarının bağlılığı az olan ve başka bir ilişkide mutlu olabileceğine inanan kişilere oranla daha yüksek olduğu bilinmektedir Boşanma oranlarındaki artışla alarma geçmeli mi Her ne kadar sıkıntılı bir evlilikten çıkılıyor olsa bile boşanma özellikle bu durumu birebir yaşayan bireyler için oldukça sarsıcı ve zorlayıcı bir durumdur Her şeyden önemlisi kendi içerisinde bir kayıp

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/bosanmak-normallesti.html (2016-02-16)
    Open archived version from archive

  • Psikoloji Ve Ruh | Sağlık ve Yaşam - Part 3
    kirliliğinin yoğun olduğu trafik ortamı seçim arabalarının yüksek sesle Devamını Oku tweet LYS İle Nasıl Başa Çıkılır 25 Mayıs 2015 Psikoloji ve Ruh Lisans Yerleştirme Sınavı LYS na sayılı günler kala sınav kaygısı sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkin bir şekilde kullanıp kullanamayacağına ilişkin aşırı endişeler artmış durumdadır Peki LYS kaygısı ile nasıl başa çıkılır Öğrenci Koçu Şebnem Daloğlu Öncelikle karıştırılmaması gereken bir konu Devamını Oku tweet Kardeş Kıskançlığında Taraf Olmayın 24 Mayıs 2015 Bebek ve Çocuk Sağlığı Psikoloji ve Ruh Çocuklar arasında yaşanan kardeş kıskançlığı anne babaların yanlış davranışlarıyla tetiklenerek ortaya çıkar Anne babalar çocuklar arasında taraf tutmamalı ve eşit davranmalıdır Nazende Ceren Öksüz Uzman Klinik Psikolog Çocuklar arasındaki kardeş kıskançlığını taraf tutan yeni bebek ile diğer çocuğu ihmal eden ve Devamını Oku tweet Depresyondan Çıkamadığınızı mı Düşünüyorsunuz 13 Mayıs 2015 Psikoloji ve Ruh Hani sürünerek işe ya da okula gidersiniz de arkadaşlarınız Hayırdır Karadeniz de gemilerin mi battı diye takılır ya Herkes bazen böyle günler yaşar Ancak depresyon teşhisi konmuş bir hastada durum biraz daha karmaşıktır O nedenle sıradan birinin kendini karamsar hissettiği kısa Devamını Oku tweet İnandırması Hastalık Panik Atak 13 Mayıs 2015 Psikoloji ve Ruh Yüzde 75 gibi yüksek bir oranda kadınlarda görülen yoğun korku nöbetleri ile kendini gösteren Panik Atak rahatsızlığının ciddiye alınması ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir Aksi takdirde hasta hem duygusal ve hem de ekonomik yönden çok yıpranır Dr Aysun Genç Dişçigil Devamını Oku tweet İşyerinde Strese Karşı Annenizi Arayın 11 Mayıs 2015 Psikoloji ve Ruh Kendinizi tükenmiş mi hissediyorsunuz Yalnız değilsiniz Yeni yayınlanan dünyanın en büyük çalışanlara yardım programları sağlayıcısı ComPsych anketine göre ankete katılan 1800 kişiden yüzde 63 ü iş hayatında yaşadıkları tükenmişlik sendromunun asıl kaynağının stres olduğunu bildirdi İş stresinizi azaltmak ve bu kısır Devamını Oku tweet Çocuklarda Yalan Söyleme 12 Nisan 2015 Psikoloji ve Ruh Çocukların yalan söylemeleri

    Original URL path: http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/category/psikoloji-ve-ruh/page/3 (2016-02-16)
    Open archived version from archive